Doğa ve Tarihin Buluştuğu Kent Şumnu

 

Bulgaristan’ın En Gözde Turizm Merkezlerinden Şumnu

 

Tarih boyunca farklı adlarla anılan Şumnu, bugün Bulgaristan’ın en gözde turizm merkezlerinden biri. Doğa ve tarihin buluştuğu kent, ağırlıkla Türklerin yaşadığı Deliorman bölgesinde yer alıyor.Tarih boyunca farklı adlarla anılan Şumnu, bugün Bulgaristan’ın turizm merkezlerinden biri. Şehrin sembolleri arasında Şumnu Kalesi ve Bulgaristan Devleti‘nin 1300. yılı için yapılan anıt yer alıyor.Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinde bulunan Şumnu; tarih boyunca çok fazla göç yaşasa da bugün de önemli bir Türk nüfusa sahip. Geleneklerini ve kültürlerini yaşatan Türkler, eski şehir olarak bilinen merkezde yaşamlarını sürdürmekte

Bulgaristan Müslümanları

 Bulgaristan Müslümanları ve Mücadeleleri

Bulgaristan Başmüftülüğü kurumunun oluşumunu,ve kuruma çıkarılan zorlukların üstesinden gelinmesi gerekmektedir. Bulgaristan Müslümanlarının sorumluk ve vefa duygularını daha iyi anlıyorsunuz.

Osmanlı Rumeli’sinin İzinde

Bulgaristan‘da komünizm döneminde kapatıldıktan sonra tekrar açılan ve halen Şumnu İmam Hatip Okulu olarak faaliyet gösteren Nüvvab Medresesi’nin ibretlik hikâyesini, okulun son mezunlarından Profesör Ismail Cambazov ‘Medresetü’n Nüvvab: Anılar-Belgeler’ isimli hatıratında anlatmış.

Rumeli hem de Türkiye’deki birçok faaliyette yer aldılar. İsmail Cambazov, ”Medresetü’n Nüvvab: Anılar -Belgeler” kitabında bu âlimlerden bir kısmına değiniyor.

Bulgaristan’da ‘Bulgarca İbadet’ İçin

Bulgaristan’daki Yurtsever Cephe tarafından meclise dini törenlerin Bulgarca yapılması teklifi getirildi. Sunulan teklif, Bulgaristan  Müslümanların temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması olarak değerlendirilen teklifin toplum huzurunu da bozacağı görüşünde …

Şumnu Osmanlı’dan izler taşıyor 

Tarih boyunca Şumnu, bugün Bulgaristan‘ın turizm merkezlerinden biri. Şehrin sembolleri arasında Şumnu Kalesi ve Bulgaristan Devleti’nin 1300. yılı için yapılan anıt yer alıyor.

Bulgaristan’ Şumnu; tarih boyunca çok fazla göç yaşasa da bugün de önemli bir Türk nüfusa sahip. Geleneklerini ve kültürlerini yaşatan Türkler, eski şehir olarak bilinen merkezde yaşam sürüyor.

Tarih boyunca farklı adlarla anılan Şumnu, bugün Bulgaristan’ın en gözde turizm merkezlerinden biri. Doğa ve tarihin buluştuğu kent, ağırlıkla Türklerin yaşadığı Deliorman bölgesinde yer alıyor. Farklı medeniyetlerin ve kültürlerin beşiği olan şehirde ilk yaşam izleriyse M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzanıyor. Bölgede yaşayan ilk halk olan Trakların M.Ö. 12. asırda yaptığı Şumnu kalesi, şehrin öne çıkan yapılarından. Tarihte “Şumena”, “Şumna” gibi farklı isimlerle anılan şehir, “Şumnu” adını Osmanlı döneminde aldı.

Çandarlı Ali Paşa tarafından fethedilen bölge Osmanlı döneminde stratejik önem taşıyan askeri üslerden biriydi. 5 asır Osmanlı hâkimiyetin de kalan şehrin günümüzde adıysa Şumen. Ancak miras kalan Türk kültürü ve Osmanlı mimarisi şehrin çehresine zenginlik ve güzellik katıyor. Camiler, çeşmeler, medreseler, hamamlar göze çarpmaktadır.

Şumnu’daki 19. asır sonu mimari özelliklerini taşıyan sokak halen varlığını koruyor. Ahşap çatılı evleri, kaldırımlı sokakları ve otantik havasıyla bu bölge “Eski Şehir” adını taşıyor. Şehrin merkeziyse modern mağaza ve kafelerin yanı sıra, asırlık ağaçlarla kaplı. Sokak müzisyenlerini ağırlayan meydan her zaman canlı.

Bulgar Devleti’nin 1300. yılı şerefine inşa edileden 1300 basamakla ulaşılıyor. İlk Bulgar imparatorluğundan bugüne dek başlıca olaylar 21 adet heykel ile anlatılıyor. Ayrıca Avrupa’nın en büyüğü olan mozaik  resmin işlendiği anıtta dev bir aslan heykeli bulunmakta Açılışından bu yana 2 milyonun üzerinde ziyaretçi ağırlayan anıtın bulunduğu tepe eşsiz bir manzara sunuyor. Bulgaristan’ın tarihi kadar eski, güzellikleriyle  Şumnu, yerli ve yabancı turistler tarafından da yıl boyunca ziyaret ediliyor.n anıt kompleksi, Şumnu yakınlarındaki bir tepenin üzerinde yer alıyor. 30 kilometre mesafeden bile görülebilen anıta kent merkezin

Şerif Halil Paşa Camii
Şerif Halil Paşa Camii

Şerif Halil Paşa Camii 

Osmanlı’nın Balkanlarda bıraktığı en nadide ve en güzel eserlerinden biri, Şumnu’nun simgesi Şerif Halil Paşa Camii mimarisiyle kente gelenleri büyülüyor. 1744 yılında inşa edilen ve Tombul Camii olarak da anılan yapı, ülkenin milli kültür ve tarih anıtı statüsüne sahip eserlerinden. turistlerin de ilgisini çekiyor.

Duvarları düz taştan kesilmiş cami, geometrik şekilde yontulmuş çeşitli bitki figürleriyle süslü. Caminin içindeyse Osmanlı’daki Lale Devri etkisi diyebileceğimiz Türk barok kalem işi bezeme görülüyor. Tombul Camii, Batı mimarisinden izler taşısa da klasik bir Osmanlı yapısı hüviyetinde.

Şerif Halil Paşa Camii kompleksi içinde bulunan külliye ve ihtişamlı şadırvansa, Osmanlı mimarisinin güzel bir örneği olarak dikkat çekiyor. Külliyenin ikinci katında bir zamanlar hizmet veren kütüphanenin tüm kitaplarıysa bugün Sofya Milli Kütüphanesi’nde muhafaza ediliyor. Tombul Camii’nin duvarlarındaki kuş evleri ilk göze çarpanlar arasında.

Bulgaritan Tombul Camii
Bulgaritan Tombul Camii

Tombul Camii

Bulgaristan devleti tarafından 1975 yılında “milli kültür ve tarihi  ilan edildi.  2005 yılından bu yana restorasyon çalışması sürüyor. 2009 yılında Bulgaristan ve Türkiye kültür bakanlıkları arasında imzalanan “Kültür Eserlerini Koruma Anlaşması”yla Türkiye’nin restorasyon çalışmalarına başlamasına olanak tanındı. Buna rağmen onarım çalışmaları bürokratik engellere takıldı. Tombul Camii’nde restorasyon sürecinin ne zaman sona ereceğini ve inşaat iskelelerin ne zaman kaldırılacağınıysa kimse bilmiyor.

Şumnu yüzlerce yıl boyunca, Osmanlı’nın kuzeydoğu Bulgaristan ve Tuna ovası yolundaki stratejik merkezlerinden biriydi. 15-18. yüzyıllar arasında önemli bir merkez haline gelen Şumnu, Osmanlı mimarisini yansıtan tarihi eserleriyle bugün bile gözde bir şehir. Öte yandan Osmanlı haberleşme tarihindeki ilk telgraf görüşmesi 1855’de Şumnu – İstanbul arasında yapıldı.

Tarihi Şumnu bedesteni 16. asırda Osmanlı döneminden miras kalan eserlerden yalnızca biri. Yıllarca farklı amaçlar için kullanılan yapının bugün kapıları kapalı. 1529’da ticari amaçları karşılayabilmek için zamanın tüccarları tarafından yaptırılan bedesten günümüze ulaşmayı başaran ender tarihi yapılar arasında. Bedestenin hemen yanındaysa virane halinde bir Osmanlı hamamı var. 1984’den bu yana kaderine terk edilen Sontur Hamamı’nın yıldız biçimindeki pencereleriyse neredeyse kaybolmuş. 17. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen hamam 1984 yılına kadar faaliyetteydi.

63 camiden 3’ü ayakta kaldı

Şumnu‘da Osmanlı döneminde ait  miras yapıların birçoğu günümüze ulaşmayı malesef başaramadı. Tarihi kayıtlara göre Şumnu’da 86 adet sıbyan mektebi ve 4 medresenin yanı sıra hastane, han, hamam  bedesten, çeşmeler, köprüler, tekke ve zaviyeler inşa edildi. Bir çoğunun ahşap olması sebebiyle, zamanla kullanılamaz hale gelerek yıkıldıkları belirtiliyor. Camilerin sayısının ise 63 olduğu biliniyor. Osmanlı dönemindeki bu camilerden bugün ancak 3 cami ayakta. Evliya Çelebi Seyahatnamesi‘nin Şumnu ile ilgili bölümünde, buradaki  en eski cami  Nasuh Paşa Camii Uzun zaman ayakta kalan caminin 1985 yılında komünist rejim tarafından yıktırılmasıysa hâlâ hafızalarda.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için sınırlı ve mevzuata uygun ÇEREZLER kullanır. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. KABUL ET Çerez Politikası